İstatistiksel Arbitraj ile Mutlak Getiri

ARAŞTIRMA MERKEZİ
14 Şubat 2026

Mutlak getiri, piyasa koşullarından bağımsız olarak her durumda pozitif getiri elde etme hedefiyle, son yirmi yılda kurumsal yatırımcıların ve fon yöneticilerinin en büyük hedeflerinden biri haline geldi. Bu iddialı vaadi gerçeğe dönüştürebilecek yöntemlerin başında ise nicel finansın en sofistike alanlarından istatistiksel arbitraj geliyor.




Mutlak getiri, piyasa koşullarından bağımsız olarak her durumda pozitif getiri elde etme hedefiyle, son yirmi yılda kurumsal yatırımcıların ve fon yöneticilerinin en büyük hedeflerinden biri haline geldi. Bu iddialı vaadi gerçeğe dönüştürebilecek yöntemlerin başında ise nicel finansın en sofistike alanlarından istatistiksel arbitraj geliyor.

Geleneksel yatırım anlayışı uzun yıllar boyunca “al ve tut” stratejileriyle piyasanın doğal getirisini yakalamaya odaklandı. Oysa 2008 küresel finans krizi, piyasaların her koşulda yukarı yönlü bir patikada ilerlemediğini acı bir biçimde hatırlattı. O güne kadar sorgulanmayan “piyasa her zaman yükselir” tezi yerini daha temkinli bir duruşa bırakırken, kurumsal yatırımcılar ve fon yöneticileri portföylerini piyasa riskinden bağımsızlaştırmanın yollarını aramaya başladı. İşte tam da bu dönemde, nicel finansın en sofistike alanlarından biri olan istatistiksel arbitraj stratejileri altın çağını yaşadı.

İstatistiksel Arbitraj Nedir?

 En yalın ifadeyle istatistiksel arbitraj, birbiriyle tarihsel olarak güçlü korelasyon içinde hareket eden varlıkların fiyat ilişkilerindeki geçici sapmalardan yararlanma disiplinidir. Bu yaklaşımda bir hisse senedinin ya da endeksin mutlak anlamda "ucuz" veya "pahalı" olduğuna dair bir öngörüde bulunulmaz. Bunun yerine, iki varlık arasındaki göreceli fiyat dengesinin bozulduğu anlar tespit edilir ve bu bozulmaların tarihsel ortalamaya döneceği varsayımıyla pozisyon alınır. Yani piyasanın yönüyle değil, fiyat ilişkilerinin bozulma ve iyileşme döngüsüyle ilgilenilir.

 Bu bakış açısı, piyasa dalgalanmalarından arındırılmış, daha öngörülebilir ve risk kontrollü bir getiri akışı vaat eder. Geleneksel yatırım araçlarının ötesine geçmek isteyen fon yöneticileri için istatistiksel arbitraj, mutlak getiri hedefinin en somut araçlarından biri olarak kabul edilir. Çünkü burada kazanç, piyasanın rüzgârına kapılmakla değil; fiyat ilişkilerindeki zayıflıkları okuyabilmek, bunları sistematik bir biçimde işleme dönüştürebilmek ve duygusal kararların gölgesinden sıyrılmakla elde edilir.

Bugün gelinen noktada, piyasa etkinliğinin sınırlarında dolaşan bu stratejiler, yalnızca bir alternatif değil; modern portföy yönetiminin vazgeçilmez bir tamamlayıcısı haline gelmiştir.

 Yüksek Frekansın Gölgesinde: HFT ve Arbitrajın Kesişimi

Mikro saniyelerin bile geç kalmak sayıldığı bir dünya hayal edin. Yüksek frekanslı işlem fonları işte tam olarak böyle bir evrende yaşar. Onlar için zaman, ışığın bir metre ilerlemesi kadar kısa dilimlerle ölçülür. Bu nedenle New York ile Londra arasındaki fiber optik kablolar en kısa yoldan döşenir, sunucular borsa veri merkezlerinin içine yerleştirilir, FPGA çipleri donanım seviyesinde optimize edilir. Tüm bu teknolojik yatırımların tek bir amacı vardır: Rakiplerden önce davranmak.

Bilgisayar ve iletişim teknolojileri geliştikçe, hız piyasada rekabetin belirleyici unsuru haline geldi. Artık piyasaları nanosaniyeler içinde analiz edebilmek, bu analizlerden stratejiler üretebilmek ve anında pozisyon alıp kârlı çıkmak, arbitraj fonları için temel başarı kriteridir. Piyasada bir arbitraj fırsatı doğduğu an, onu fark eden ilk algoritma işleme dönüştürür. O andan itibaren fiyat ilişkisi yeniden dengelenir ve fırsat sona erer. Bu yüzden HFT stratejileri yalnızca doğru fiyatı bulmakla değil, o fiyata en hızlı şekilde ulaşmakla da ilgilenir.

Algoritmalar; borsalar arası fiyat farklılıklarını, vadeli işlemlerle spot piyasa arasındaki açıkları ya da ETF'lerle dayanak varlıkları arasındaki kopuklukları milisaniyeler içinde tespit edip işleme dönüştürür. Bu teknolojik silahlanma yarışı, arbitraj fonlarını artık yalnızca finansçıların değil, bilgisayar mühendislerinin ve fizikçilerin de çalışma alanı haline getirmiştir.

İşte tam bu noktada, Türkiye'de bu teknolojik dönüşümün öncülerinden biri olarak BV Portföy öne çıkıyor. Liquidity Trading ile gerçekleştirilen iş birliği ve deneyimli kadronun gücüyle yönetilen BVZ,BHI ve BIS fonları, teknoloji çağının tüm gereksinimlerini karşılayan bir yatırım ürünü olarak yatırımcılarla buluşuyor. Fonlar, mutlak getiri hedefiyle mevduata kıyasla daha yüksek getiri/risk oranı sunarken, özellikle orta ve uzun vadeli mevduat yatırımı alışkanlığı olan bireysel ve kurumsal nitelikli yatırımcılar için ideal bir alternatif oluşturuyor. 

Türkiye'de Nicel Devrim: İki Farklı Yaklaşım, Tek Hedef

Tüm bu küresel gelişmeler yaşanırken, Türkiye'de de nicel yatırım stratejileri hızla yaygınlaşıyor. Bu alanda öne çıkan üç fon, farklı yaklaşımlarla da olsa aynı hedefe odaklanıyor: Mutlak getiri.

 BVZ-BV Portföy İstatistiksel Arbitraj Serbest Fon, doğrudan istatistiksel arbitraj stratejilerine odaklanarak, veri analizi ve gelişmiş finansal modelleme yöntemleriyle optimize edilmiş özel bir yatırım stratejisi sunuyor. Fon, piyasalarda ortaya çıkan kısa vadeli fiyat farklılıklarını tespit ederek arbitraj fırsatlarını değerlendiriyor ve mevduatın üzerinde istikrarlı getiri sağlamayı hedefliyor. Dalgalı piyasa koşullarında bile istikrarlı ve sürdürülebilir bir getiri arayışında olan yatırımcılar için risk kontrollü bir alternatif oluşturuyor. Veri analizi ve gelişmiş finansal modelleme yöntemleriyle optimize edilen fon, yatırımcılara hem portföylerini çeşitlendirme hem de potansiyel getirilerini artırma imkânı sunuyor.

BHI - Mutlak Getiri Hedefli Hisse Senedi Serbest (TL) Fon (Hisse Senedi Yoğun Fon), yatırım dünyasında sıklıkla karşı karşıya kaldığımız "temel analiz mi, teknik analiz mi" ikilemini ortadan kaldırarak her iki yaklaşımı algoritmik bir zeka ile birleştiriyor. Gelişmiş algoritma teknolojileri sayesinde hisse senedi piyasalarındaki trend hareketlerini anlık olarak tespit eden fon, endeksin üzerinde getiri sağlamayı hedefliyor. Hisse senedi yoğun yapısıyla yatırımcılara sunduğu çeşitlendirme imkanı, piyasadaki dalgalanmaların arttığı dönemlerde dahi fırsatlardan yararlanmayı mümkün kılıyor. Yatırımcılar, algoritmaların gücünü kendi stratejilerinde hissetmek ve potansiyel getirilerini artırmak istiyorlarsa, bu tür yenilikçi fon araçlarını değerlendirebilirler.

 BIS - BV Portföy Birinci Serbest Fon, Türk Lirası cinsinden yatırım yaparak USD bazlı mutlak getiri elde etmeyi hedefliyor. Fon, yerel para biriminin USD'ye karşı yaşayabileceği değer kaybı risklerini döviz türev pozisyonları ile hedge ederek, bireysel ve kurumsal yatırımcılara USD cinsinden mutlak getiri imkânı sunuyor. TL cinsinden anapara ile fona katılan yatırımcılar, döviz pozisyonları sayesinde ABD Doları bazlı getiri elde eder. Portföy yönetiminde, döviz türev araçlarının yanı sıra faiz ve kredi piyasalarındaki getiri fırsatları da değerlendirilir. Fon, yalnızca döviz koruması değil, aynı zamanda likidite ve güvence arayan yatırımcılar için de bir alternatiftir. Fon stratejisi, TL cinsinden birikimlerini döviz bazlı bir getiriye dönüştürmek isteyenler için kapsamlı bir çözüm sunar.

Her üç fon da bireysel yatırımcıların tek başına ulaşması zor olan teknolojik altyapıyı ve analiz yetkinliğini profesyonel bir çatı altında topluyor. Algoritmaların gücünü arkasına alan bu yenilikçi yaklaşımlar, yatırımcılara hem portföylerini çeşitlendirme hem de potansiyel getirilerini artırma imkânı sunuyor.

Mutlak Getirinin Geleceği

İstatistiksel arbitrajın ve nicel yöntemlerin geleceğini üç temel trend şekillendirecek: Yapay zeka destekli modellerin giderek karmaşıklaşması, alternatif veri kaynaklarının stratejilere entegrasyonu ve kripto varlıklar gibi yeni piyasalarda bu yöntemlerin uygulanması.

 Ancak unutmamak gerekir ki, istatistiksel modeller ne kadar karmaşık olursa olsun, piyasaların öngörülemez yapısını tamamen ortadan kaldıramaz. Nicel yöntemler, sihirli değnek değil; bilimsel disiplinle uygulandığında getiri potansiyelini artıran, riskleri daha iyi yönetmemizi sağlayan araçlardır.

Mutlak getiri arayışı, finansın hiç bitmeyen bir hikayesidir. İstatistiksel arbitraj, BVZ gibi arbitraj odaklı, BHI gibi trend izleyen ve BIS gibi kur korumalı stratejiler… Hepsi bu hikayenin farklı kahramanları. Yüksek frekanslı işlem platformlarından makine öğrenmesi modellerine, alternatif veri kaynaklarından gelişmiş risk yönetimi sistemlerine kadar uzanan bu teknolojik dönüşüm, mutlak getiri hedefini giderek daha ulaşılabilir kılıyor. Geleceğin kazananları arasında yer almak isteyen yatırımcılar için algoritmaların gücünü arkasına alan bu yenilikçi yaklaşımlar, giderek daha önemli hale gelecektir.


Popüler Fonları Keşfet


Akıllı yatırım için
hemen başvurun!

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz!

Talebinizi aldık, ekibimiz kısa süre içinde sizinle iletişime geçecek. Lütfen beklemede kalın, teşekkür ederiz!