2025’ten 2026’ya: Yeni Dönemin Dinamikleri
Küresel ekonomi ve finansal piyasalar, son yıllarda artan belirsizlikler, değişen para politikaları ve hızlanan yapısal dönüşümlerle birlikte yeni bir denge arayışına girmiş durumda.
Küresel ekonomi ve finansal piyasalar, son yıllarda artan belirsizlikler, değişen para politikaları ve hızlanan yapısal dönüşümlerle birlikte yeni bir denge arayışına girmiş durumda. Bu süreçte yatırım kararları daha seçici hâle gelirken, risk yönetimi, çeşitlendirme ve uzun vadeli bakış açısı her zamankinden daha fazla önem kazanıyor. 2025 yılı, hem küresel ölçekte hem de Türkiye’de bu dönüşümün etkilerinin daha net hissedildiği; yatırımcı davranışlarının ve piyasa dinamiklerinin yeniden şekillendiği bir yıl olarak öne çıktı.
2026’ya yaklaşırken ise ekonomik ve finansal dengelerin yeniden tanımlandığı, fırsatların ve risklerin daha iç içe geçtiği bir döneme giriyoruz. Bu yazımızda; 2025 yılı boyunca elde ettiğimiz kazanımları, yaşanan önemli gelişmeleri değerlendirirken, 2026’ya yönelik küresel ve yerel ekonomik görünümü, yatırım temalarını ve öne çıkan dinamikleri bütüncül bir bakış açısıyla ele alıyoruz. Amacımız, yatırımcılarımıza yalnızca geçmişin bir özetini sunmak değil; aynı zamanda önümüzdeki döneme ilişkin sağlıklı bir perspektif kazandırmak. Keyifli okumalar dileriz!
CEO’dan Mesaj; 2025 Değerlendirmesi 2026’ya Bakış
2025 yılı, küresel ölçekte ekonomik dönüşümün hızlandığı, yerel ve uluslararası piyasalarda belirsizliklerin yüksek seyrettiği; buna karşın uzun vadeli bakış açısının ve doğru stratejik konumlanmanın fark yarattığı bir yıl oldu.Para politikalarının sıkı seyrini koruduğu ve finansal koşulların yatırım kararlarını daha seçici hâle getirdiği bu dönemde, BV Portföy olarak odağımızı yalnızca mevcut riskleri yönetmeye değil; değişen ekonomik döngüleri doğru okumaya ve yatırımcılarımız için kalıcı değer üretmeye verdik. Disiplinli portföy yönetimi anlayışımız, ürün çeşitliliğimiz ve aktif risk yönetimimiz sayesinde 2025’i hem performans hem de büyüme açısından güçlü bir zeminde tamamladık.
2026’ya yaklaşırken, ekonomik ve finansal dengelerin yeniden tanımlandığı yeni bir döneme girildiğini görüyoruz. Küresel ölçekte para politikalarında kademeli bir gevşeme süreci gündeme gelirken; büyümenin daha dengeli, sermaye akımlarının ise daha seçici bir yapıya evrildiği bir ortam bizleri bekliyor. Bu yeni fazda yatırım dünyasında tek yönlü stratejilerden ziyade; esneklik, çeşitlendirme ve tematik bakış açısının öne çıkacağına inanıyoruz. Faizlerin aşağı yönlü patikaya girmesiyle birlikte, sermaye piyasası araçlarının daha geniş bir yatırımcı kitlesi tarafından tercih edileceğini öngörüyoruz. Bu süreçte, alternatif yatırımların ve aktif yönetimin portföylerdeki rolünün daha da artacağı bir döneme giriyoruz.
BV Portföy olarak 2026 vizyonumuzu; küresel ölçekte teknoloji, yapay zekâ ve ölçeklenebilir iş modellerine dayalı büyüme temalarını, Türkiye’de ise dezenflasyon süreciyle birlikte güçlenmesini beklediğimiz makro dengeleri merkeze alarak şekillendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde yatırımcılarımızın, yalnızca getiri arayışına değil; risk yönetimi güçlü, şeffaf ve uzun vadeli değer yaratma kapasitesi yüksek portföylere yönelmesini bekliyoruz. Bu doğrultuda, yenilikçi ürünler geliştirmeye, aktif portföy yönetimi yaklaşımımızı güçlendirmeye ve yatırımcılarımızla kurduğumuz güven ilişkisini daha da ileri taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Önümüzdeki dönemde yatırım dünyasının; belirsizlikleri doğru yöneten, değişen koşullara hızla uyum sağlayabilen ve uzun vadeli değer yaratmayı merkeze alan yaklaşımları daha fazla ödüllendireceğine inanıyoruz. BV Portföy olarak yatırımcılarımızla, yalnızca bugünün koşullarına değil, yarının fırsatlarına da odaklanan bir bakış açısıyla hareket ediyoruz. 2026 ve sonrasında da disiplinli portföy yönetimi anlayışımız, güçlü araştırma altyapımız ve yenilikçi ürün yaklaşımımızla yatırımcılarımız için sürdürülebilir ve kalıcı değer yaratmayı temel önceliğimiz olarak görüyoruz.
2025 Piyasa Değerlendirmesi: Dünya ve Türkiye Ekonomisi
Türkiye’de 2025 yılı, dezenflasyon sürecinin ön planda olduğu ve sıkı para politikasının etkilerinin daha net hissedildiği bir dönem oldu. Yılın ilk bölümünde sıkı finansal koşullar korunurken, enflasyondaki gerileme eğilimiyle birlikte yılın sonuna doğru para politikasında sınırlı gevşeme adımları gündeme geldi. Türk Lirası varlıklarda reel getiri arayışı öne çıkarken, döviz bazlı yatırım araçları ve alternatif getiri hedefli fonlara yönelik yatırımcı ilgisi canlı kaldı. Ekonomik aktivitede dengelenme sinyalleri izlenirken, beklenti yönetimi ve finansal istikrar yıl boyunca öne çıkan ana gündem başlıkları oldu.
2025 yılı küresel piyasalarda, yüksek faiz döneminin sonuna yaklaşıldığı ve para politikalarında temkinli bir gevşeme sürecinin başladığı bir dönem olarak öne çıktı. ABD ve Avrupa’da enflasyon düşüş eğilimini sürdürürken, merkez bankaları faiz indirimlerini veriye bağlı ve kademeli şekilde hayata geçirdi. Küresel büyüme ivmesi sınırlı kalırken; jeopolitik riskler, ticaret politikaları ve sıkı finansal koşullar piyasalar üzerinde belirleyici olmaya devam etti. Bu dönemde ABD hisse senedi piyasalarında teknoloji ağırlıklı endeksler görece daha güçlü bir performans sergiledi. Yapay zekâ teması ve yüksek kârlılık sunan büyük ölçekli şirketler ön plana çıktı. Faiz belirsizliği ve jeopolitik risklerin etkisiyle altın ve gümüş gibi değerli metaller, yıl boyunca yatırımcı portföylerinde dengeleyici bir unsur olarak öne çıktı. Yıl genelinde yatırımcılar, faiz patikasına ilişkin beklentiler ile ekonomik yavaşlama riskleri arasındaki dengeyi fiyatlarken, seçici ve temkinli bir risk alma davranışı sergiledi.
Fon Performanslarımız ve 2025 Sonuçları
2025 yılı, BV Portföy açısından ürün çeşitliliğinin artırıldığı ve güçlü bir varlık büyümesinin sağlandığı bir yıl olmuştur.
2025 yılı içerisinde BV Portföy tarafından 6 adet menkul kıymet yatırım fonu kurulmuştur. Bu fonlar, farklı risk-getiri profillerine sahip yatırımcı ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde yapılandırılmıştır.
2025 yılında 5 adet girişim sermayesi yatırım fonu hayata geçirilmiştir. Söz konusu fonlar ile teknoloji, erken aşama ve büyüme odaklı yatırımlar desteklenmiştir.
Yönetilen toplam portföy büyüklüğümüz (AUM) 10 milyar TL seviyesinin üzerine ulaşmıştır.
Yatırımcı sayımız, ürün çeşitliliğimiz ve artan performansımıza paralel olarak 9.000’in üzerine çıkmıştır.
Artan yatırımcı ilgisi ve farklı risk-getiri profillerine hitap eden ürün yapımız sayesinde, hem TL hem de döviz bazlı fonlarda dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme sağlanmış; toplam fon sayımız 26’ya ulaşmıştır.
BVF – Para Piyasası Fonu, düşük risk profili, aynı gün valörlü yapısı ve para piyasası fonları arasında ortalamanın üzerinde performansı ile nakit yönetimi ihtiyacına etkin bir çözüm sunmuştur. Bu özellikleriyle yüksek yatırımcı ilgisi görmüştür. BIS – BV Portföy Birinci Serbest Fon, TL ile giriş imkânı sunmasına rağmen USD bazında yıllık %10 getiri sağlamıştır. Bu performansıyla döviz bazlı getiri arayan yatırımcılar nezdinde öne çıkmıştır. BVZ Fonu, TL bazında son bir yılda %52 getiri sağlayarak portföyümüzün performans liderleri arasında yer almıştır. BVI ve BVH fonlarımız ise orta ve uzun vadede istikrarlı performanslarıyla dikkat çekmiştir.
Küresel piyasalarda teknoloji ve büyüme temalarının öne çıktığı 2025 yılında, bu eğilimi yansıtan fonlarımız USD bazlı performanslarıyla ayrışmıştır. RUT ve BTE fonlarımız USD bazında sırasıyla %29 ve %27 yıllık getiri sağlarken; BVV Fonu da %23’ün üzerinde USD getirisi ile teknoloji ağırlıklı küresel endekslere yatırım yapmanın önemini ortaya koymuştur.
Bu güçlü performans, yatırımcı sayılarımıza da yansımıştır. RUT Fonunda toplam yatırımcı sayısı 3.383 kişiye ulaşırken, 2025 yılında kurulan BV1 Fonu kısa sürede 1.490 yatırımcıya erişmiştir. Yapay zekâ, yüksek kârlılık ve ölçeklenebilir iş modellerine sahip teknoloji şirketlerinin güçlü performansı, bu fonların getiri üretme kapasitesini desteklemiş; aynı zamanda yatırımcı ilgisinin artmasına önemli katkı sağlamıştır.
Girişim sermayesi yatırım fonları özelinde 2025 yılı; mevcut portföy şirketlerinde değer yaratma odağının güçlendirildiği, seçici yeni yatırım fırsatlarının değerlendirildiği ve yatırımcı iletişiminin daha sistematik bir yapıya kavuşturulduğu bir yıl olmuştur. Portföy şirketlerinin operasyonel ve finansal performansları yakından izlenmiş, büyüme potansiyeli yüksek sektörlerde konumlanan girişimlere yönelik aktif katkı sürdürülmüştür. Bu yaklaşım, uzun vadeli değer yaratma hedefi doğrultusunda GSYF portföylerimizin risk–getiri dengesinin korunmasına katkı sağlamıştır.
2026 Piyasa Öngörüsü: Dünya ve Türkiye Ekonomisi
Dünya: 2026 yılında küresel ekonomide büyümenin ılımlı ancak düşük ivmeli seyrini sürdürmesi beklenmektedir. IMF, küresel büyümenin 2026’da %3,1 civarına gerileyeceğini öngörmektedir. 2025’te başlayan faiz indirim sürecinin ardından, 2026’da para politikalarında gevşemenin devam edip etmeyeceği ana tartışma başlıklarından biri olacaktır. ABD ve Avrupa’da faizlerin aşağı yönlü patikaya girmesi büyümeyi destekleyici bir unsur olarak öne çıkarken; jeopolitik riskler, artan kamu borçluluğu ve ticaret politikalarındaki belirsizlikler küresel piyasalarda oynaklığı artırabilecek başlıca riskler arasında yer almaya devam etmektedir. Bu ortamda teknoloji hisseleri ve büyüme temaları seçici şekilde fiyatlanırken, altın gibi güvenli varlıkların portföylerdeki dengeleyici rolünü koruması beklenmektedir.
Türkiye: Türkiye’de 2026 yılına ilişkin ana tema, dezenflasyon sürecinin sürmesi ve büyümenin daha dengeli bir yapıya kavuşması olacaktır. OECD, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında %3,4 civarında büyümesini ve iç talepte kademeli bir toparlanma yaşanmasını öngörmektedir. Enflasyon cephesinde TCMB’nin beklenti yönetimi, finansal koşullar ve kur–enflasyon geçişkenliği kritik olmaya devam ederken, mali disiplinin korunması ve sermaye girişlerinin kalıcı hâle gelmesi Türkiye varlıkları açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Faizlerin düşüş eğilimine girdiği bir ortamda hisse senetleri, tahvil ve eurobondlar öne çıkmaktadır. Mevduatın reel getirisinin azalmasıyla birlikte sermaye piyasası araçlarının yatırımcılar açısından daha cazip hâle gelmesi beklenmektedir.
Sonuç ve İleriye Bakış
Önümüzdeki dönemde ekonomik ve finansal koşullar değişkenliğini korurken, doğru strateji, disiplinli portföy yönetimi ve uzun vadeli bakış açısı, yatırım kararlarında belirleyici olmaya devam edecektir.
BV Portföy olarak, yatırımcılarımızı yalnızca bugünün koşullarına değil, yarının fırsatlarına da hazırlayan bir anlayışla hareket etmeyi sürdürüyoruz. Güçlü araştırma altyapımız ve aktif yönetim yaklaşımımızla, 2026 ve sonrasında da sürdürülebilir ve kalıcı değer yaratmayı temel önceliğimiz olarak görüyoruz.
Yatırımlarınızı güvenle yönetmenin, portföyünüzü çeşitlendirmenin ve riskleri minimize etmenin en etkili yolu, BV Portföy'ün uzmanlığı ile mümkün.
Popüler Fonları Keşfet
Akıllı yatırım için
hemen başvurun!
En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz!
Talebinizi aldık, ekibimiz kısa süre içinde sizinle iletişime geçecek. Lütfen beklemede kalın, teşekkür ederiz!